FELSEFE Felsefe kelimesi Yunanca´da phileo(sevgi) ve sophia(bilgelik) kelimelerinden oluşur. Phileosophia, Türkçeye bilgelik sevgisi olarak çevrilebilir. Filozof da bilgeliğe ulaşmaya çalışan kişidir. İnsanoğlu; mitoslar aracılığı ile veya din aracılığıyla ya da bir yetkeye(otoriteye) boyun eğerek değil de aklını kullanarak dünyayı anlamaya çalıştığında felsefe başlar. Felsefe; insanın kendisi, yaşamı, içinde yaşadığı toplum ve evren üzerine düşünme etkinliklerinin sonucunda ortaya çıkmış bir disiplindir. Felsefe, düşünce üzerine düşüncedir. Felsefede bilgiden çok, bilginin aranması önemlidir. Buna göre felsefe; bilgiyi, doğruyu arama işidir. Amaç da doğruya ve hakikate ulaşmaktır. Felsefede asıl olan soru sormaktır. Sorular cevaplardan daha önemlidir. Zaten felsefenin cevap kaygısı yoktur. Çünkü amaç bilginin aranmasıdır. Felsefenin işlevlerinden bazıları: -Felsefenin inancın biçimlenmesinde etkileri olmuştur. Mesela Orta Çağ'da yaşamış olan Hristiyan düşünürlerden Avgustinus, Anselmus, Abelardus ve takipçileri Hristiyanlığın temellendirilmesinde felsefeden yararlanmıştır. -Filozofların düşünceleri, büyük oluşum ve düşüncelerin ortaya çıkmasında etkili olmuştur(Fransız Devrimi gibi). -Felsefe, insanların daha iyiye doğru ulaşabilmek için sorgulayabilmelerine katkıda bulunur. -Felsefe, bilime ürettiği sorularla yardımcı olur. Felsefe, bilginin temelinde bulunan birtakım doğrulara ve insan davranışını yöneten ilkelere ulaşma çabasındadır. Bir düşünme etkinliği olarak felsefe; insanların ve yaşamın anlamı üzerine düşünmeyi sağlar. İşte bu düşünme etkinliğinin sonucunda ortaya çıkan ürüne felsefi bilgi denir. Felsefi bilginin özellikleri: 1)Akla dayalı ve tutarlıdır. 2)Birleştirici ve bütünleştiricidir. 3)Kişiseldir. 4)Birikimli ilerleme özelliğine sahip değildir. 5)Eleştireldir. 6)Tarihten soyutlanamaz. 7)Varlığı bütün olarak inceler. 8)Sonuçları kesin değildir. 9)En genel bilgileri kapsar. Felsefenin bölümleri: bilgi felsefesi(epistemoloji), bilim felsefesi, varlık felsefesi(ontoloji), ahlak felsefesi(etik), sanat felsefesi, siyaset felsefesi, din felsefesi, eğitim felsefesi, zihin felsefesi... Kısaca felsefenin başlangıcı olması sebebiyle Antik Yunan'da yaşanan gelişmelerden bahsedip yazımı tamamlayacağım. İLK ÇAĞ FELSEFESİ Felsefenin, MÖ 6. yüzyılda ilk olarak Yunanlılar arasında başladığı görülmektedir ki ilk filozof olma unvanı da Thales'e aittir. Yunanlıların ilk sorduğu sorular şunlardı: "Dünya neden yapılmıştır?" ve "Dünya'yı tutan nedir?". Bu sorulardan da anlaşılabileceği gibi "Doğa Filozofları"nın temel amacı içinde yaşadıkları dünyayı kendi düşüncelerine göre açıklamaktı. Doğa filozoflarından bazıları: Thales, Anaksimandros, Anaksimenes(Milet Okulu düşünürleri), Herakleitos, Pythagoras, Ksenophanes, Parmenides, Empedokles, Leukippos ve Demokritos.
THALES
Doğa filozoflarından sonra Sofistler(öğretmenler) ortaya çıktı. Sofistler, asıl üzerine kafa yorulması gereken konunun doğa değil insan olduğunu düşünüyorlardı. Böylece kamu yaşamında ihtiyaç duyulan sanatlarda, özellikle de halkın önünde konuşma sanatında(retorikte) gençleri eğittiler. Öğrencilerine kişisel kanaatları ne olursa olsun, bir durumdan en fazla nasıl yararlanılacağını öğrettiklerinden, düşünsel açıdan "kılıkırkyarıcılar" tarafından hep horlandılar. Bu yüzden "Sofist" sözcüğü günümüze kadar ulaşan küçültücü bir yan anlam kazandı. İlk ve en ünlü Sofist, Protogoras'tır. Sokrates, MÖ 470 ile MÖ 399 yılları arasında yaşamıştır. Sokrates'e göre asıl mesele nasıl yaşamamız gerektiğidir. Yunanlı filozofların en ünlüsü olan Sokrates ahlak felsefesinin kurucusudur. Her türlü edinilmiş bilgiyi yadsıyan bir düşünceden yola çıkan yöntemiyle yani diyalog sanatı ya da diyalektik ile insanlara bilgiye sahip olduklarını sandıklarını oysa bilgiye sahip olmadıklarını kanıtlamaya çalışır. Sokrates'ten iki tane özlü söz. 1)Sokrates:"Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir." 2)Sokrates:"Sorgulanmayan hayat yaşamaya değmez."
SOKRATES
SOKRATES'İN ZEHİR İÇİRİLEREK İDAM EDİLMESİ
MÖ 427 ile MÖ 347 yılları arasında yaşayan Platon, Sokrates'in öğrencisidir. İslam coğrafyasında "Eflatun" adıyla anılan Platon iki ayrı evren ayrımı yapar: 1)İdealar Evreni: Başlangıçsız, sonsuz ve mükemmel; sağlam,sürekli ve değişmeyen; asıl gerçekliğin, bilginin yani "idealar"ın dünyası. Platon'un bahsettiği "idealar dünyası" gerçekte var olmayıp sadece iki ayrı dünya ayrımını anlamamız açısından önemlidir. 2)Nesneler Evreni: Ölümlü, mükemmel olmayan, meydana gelen ve yok olan, değişken, göreli gerçekliklerin, doğru sanının dünyası. Platon'un bu iki ayrı evren ayrımına başvurmasının nedeni gerçek bilginin temelini aramasıdır. Nesneler dünyasındaki yani içinde yaşadığımız dünyadaki maddi ve manevi her şey idealar dünyasındaki asıllarının bir yansıması,kopyasıdır. Sokrates ve Platon'a göre felsefenin ana ereği, insanın mutluluğu ve yetkin yaşamının sağlanmasıdır. Yetkin bir yaşam ancak erdemli bir hayat sürmekle elde edilebilir. Erdemin temeli de bilgidir. Platon Atinadaki Akademia'nın kurucusudur. Akademia'nın girişindeki kapının tabelasında da Platon'un:"Matematik bilmeyen buraya girmesin." sözü yazılıdır. Platon'un görüşleri İslam ve Hristiyan felsefesine derin etkide bulunmuştur. Platon'dan önceki filozofların hiçbirinin günümüze kadar ulaşabilmiş bir yazılı eseri yoktur. O yüzden haklarında bildiğimiz her şey, onları ya da sonradan kaybolmuş eserlerini bilen diğer düşünürlerin yazılarındaki göndermelere ve aktarmalara dayanmaktadır. Ancak Platon, eserleri bozulmadan günümüze dek gelmiş ilk Batılı filozoftur(Hatta Whitehead'e göre Platon'dan sonraki bütün Batı felsefesi onun eserlerine düşülmüş dipnotlardan başka bir şey değildir). Platon'un önemli eserlerinden bazıları: -"Devlet", Platon'un bütün felsefesi hakkında genel bir görüş verir. -"Şölen"de aşkla ilgili görüşleri yer alır. -"Savunma", "Phaidon", "Kriton"da Sokrates tanıtılır. Platon'a "İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan iki davranışı nedir?" diye sormuşlar. Platon tek tek sıralamış:"Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. Ne var ki büyüdükleri zaman da çocukluklarını özlerler. Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler ama sağlıklarını geri kazanmak için de para öderler. Yarınlarından endişe ederken bugünü unuturlar. Sonuçta ne bugünü, ne de yarını yaşarlar. Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar ancak hiç yaşamamış gibi ölürler." "Peki sen ne öneriyorsun?" diye sorulduğunda ise Platon:"Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın! Yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır. Önemli olan; hayatta en çok şeye sahip olmak değil, en az şeye ihtiyaç duymaktır."
PLATON
PLATON İLE ARİSTOTELES
Platon'un öğrencisi Aristoteles, MÖ 384 ile MÖ 322 yılları arasında yaşamıştır. Aristoteles; soyut düşünceden önce, gözlemden ve deneyden başlayan bir felsefe yaklaşımının kurucusuydu. Aristoteles, hemen hemen bütün ciddi felsefe uzmanları tarafından bu alanın üç ya da dört büyük devinden biri olarak görülmektedir. "Metafizik"i, özellikle "Etik"i bugün dünyanın bütün üniversitelerinde okutulmaktadır. Aristoteles; bilimleri sınıflandırmış, mantığı formüle etmiştir. Aristoteles'in; felsefe, mantık, politika, astronomi, fizik, biyoloji, zooloji gibi alanlarda pek çok eseri vardır. Aristoteles'in önemli eserlerinden bazıları: Nikomakos'a Etik, Politika, Poetika, Retorik, Tasarım Üzerine, Fizik, Metafizik, Ruh Üzerine... Aristoteles'ten özlü sözlerle yazımı tamamlayacağım. Aristoteles:"Bütün insanlar doğaları gereği bilmek ister." Aristoteles:"İnsan düşünen bir hayvandır. İnsanları tanıdıkça hayvanlara saygı duyuyorum." Aristoteles:"İyiliğe gücün yetmiyorsa hiç değilse kötülük etme."
FELSEFE
Felsefe kelimesi Yunanca´da phileo(sevgi) ve sophia(bilgelik) kelimelerinden oluşur. Phileosophia, Türkçeye bilgelik sevgisi olarak çevrilebilir. Filozof da bilgeliğe ulaşmaya çalışan kişidir. İnsanoğlu; mitoslar aracılığı ile veya din aracılığıyla ya da bir yetkeye(otoriteye) boyun eğerek değil de aklını kullanarak dünyayı anlamaya çalıştığında felsefe başlar.
Felsefe; insanın kendisi, yaşamı, içinde yaşadığı toplum ve evren üzerine düşünme etkinliklerinin sonucunda ortaya çıkmış bir disiplindir. Felsefe, düşünce üzerine düşüncedir. Felsefede bilgiden çok, bilginin aranması önemlidir. Buna göre felsefe; bilgiyi, doğruyu arama işidir. Amaç da doğruya ve hakikate ulaşmaktır.
Felsefede asıl olan soru sormaktır. Sorular cevaplardan daha önemlidir. Zaten felsefenin cevap kaygısı yoktur. Çünkü amaç bilginin aranmasıdır.
Felsefenin işlevlerinden bazıları:
-Felsefenin inancın biçimlenmesinde etkileri olmuştur. Mesela Orta Çağ'da yaşamış olan Hristiyan düşünürlerden Avgustinus, Anselmus, Abelardus ve takipçileri Hristiyanlığın temellendirilmesinde felsefeden yararlanmıştır.
-Filozofların düşünceleri, büyük oluşum ve düşüncelerin ortaya çıkmasında etkili olmuştur(Fransız Devrimi gibi).
-Felsefe, insanların daha iyiye doğru ulaşabilmek için sorgulayabilmelerine katkıda bulunur.
-Felsefe, bilime ürettiği sorularla yardımcı olur.
Felsefe, bilginin temelinde bulunan birtakım doğrulara ve insan davranışını yöneten ilkelere ulaşma çabasındadır. Bir düşünme etkinliği olarak felsefe; insanların ve yaşamın anlamı üzerine düşünmeyi sağlar. İşte bu düşünme etkinliğinin sonucunda ortaya çıkan ürüne felsefi bilgi denir. Felsefi bilginin özellikleri:
1)Akla dayalı ve tutarlıdır.
2)Birleştirici ve bütünleştiricidir.
3)Kişiseldir.
4)Birikimli ilerleme özelliğine sahip değildir.
5)Eleştireldir.
6)Tarihten soyutlanamaz.
7)Varlığı bütün olarak inceler.
8)Sonuçları kesin değildir.
9)En genel bilgileri kapsar.
Felsefenin bölümleri: bilgi felsefesi(epistemoloji), bilim felsefesi, varlık felsefesi(ontoloji), ahlak felsefesi(etik), sanat felsefesi, siyaset felsefesi, din felsefesi, eğitim felsefesi, zihin felsefesi...
Kısaca felsefenin başlangıcı olması sebebiyle Antik Yunan'da yaşanan gelişmelerden bahsedip yazımı tamamlayacağım.
İLK ÇAĞ FELSEFESİ
Felsefenin, MÖ 6. yüzyılda ilk olarak Yunanlılar arasında başladığı görülmektedir ki ilk filozof olma unvanı da Thales'e aittir. Yunanlıların ilk sorduğu sorular şunlardı: "Dünya neden yapılmıştır?" ve "Dünya'yı tutan nedir?". Bu sorulardan da anlaşılabileceği gibi "Doğa Filozofları"nın temel amacı içinde yaşadıkları dünyayı kendi düşüncelerine göre açıklamaktı. Doğa filozoflarından bazıları: Thales, Anaksimandros, Anaksimenes(Milet Okulu düşünürleri), Herakleitos, Pythagoras, Ksenophanes, Parmenides, Empedokles, Leukippos ve Demokritos.
THALES
Doğa filozoflarından sonra Sofistler(öğretmenler) ortaya çıktı. Sofistler, asıl üzerine kafa yorulması gereken konunun doğa değil insan olduğunu düşünüyorlardı. Böylece kamu yaşamında ihtiyaç duyulan sanatlarda, özellikle de halkın önünde konuşma sanatında(retorikte) gençleri eğittiler. Öğrencilerine kişisel kanaatları ne olursa olsun, bir durumdan en fazla nasıl yararlanılacağını öğrettiklerinden, düşünsel açıdan "kılıkırkyarıcılar" tarafından hep horlandılar. Bu yüzden "Sofist" sözcüğü günümüze kadar ulaşan küçültücü bir yan anlam kazandı. İlk ve en ünlü Sofist, Protogoras'tır.
Sokrates, MÖ 470 ile MÖ 399 yılları arasında yaşamıştır. Sokrates'e göre asıl mesele nasıl yaşamamız gerektiğidir. Yunanlı filozofların en ünlüsü olan Sokrates ahlak felsefesinin kurucusudur.
Her türlü edinilmiş bilgiyi yadsıyan bir düşünceden yola çıkan yöntemiyle yani diyalog sanatı ya da diyalektik ile insanlara bilgiye sahip olduklarını sandıklarını oysa bilgiye sahip olmadıklarını kanıtlamaya çalışır. Sokrates'ten iki tane özlü söz.
1)Sokrates:"Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir."
2)Sokrates:"Sorgulanmayan hayat yaşamaya değmez."
SOKRATES
SOKRATES'İN ZEHİR İÇİRİLEREK İDAM EDİLMESİ
MÖ 427 ile MÖ 347 yılları arasında yaşayan Platon, Sokrates'in öğrencisidir. İslam coğrafyasında "Eflatun" adıyla anılan Platon iki ayrı evren ayrımı yapar:
1)İdealar Evreni: Başlangıçsız, sonsuz ve mükemmel; sağlam,sürekli ve değişmeyen; asıl gerçekliğin, bilginin yani "idealar"ın dünyası. Platon'un bahsettiği "idealar dünyası" gerçekte var olmayıp sadece iki ayrı dünya ayrımını anlamamız açısından önemlidir.
2)Nesneler Evreni: Ölümlü, mükemmel olmayan, meydana gelen ve yok olan, değişken, göreli gerçekliklerin, doğru sanının dünyası.
Platon'un bu iki ayrı evren ayrımına başvurmasının nedeni gerçek bilginin temelini aramasıdır. Nesneler dünyasındaki yani içinde yaşadığımız dünyadaki maddi ve manevi her şey idealar dünyasındaki asıllarının bir yansıması,kopyasıdır.
Sokrates ve Platon'a göre felsefenin ana ereği, insanın mutluluğu ve yetkin yaşamının sağlanmasıdır. Yetkin bir yaşam ancak erdemli bir hayat sürmekle elde edilebilir. Erdemin temeli de bilgidir.
Platon Atinadaki Akademia'nın kurucusudur. Akademia'nın girişindeki kapının tabelasında da Platon'un:"Matematik bilmeyen buraya girmesin." sözü yazılıdır. Platon'un görüşleri İslam ve Hristiyan felsefesine derin etkide bulunmuştur.
Platon'dan önceki filozofların hiçbirinin günümüze kadar ulaşabilmiş bir yazılı eseri yoktur. O yüzden haklarında bildiğimiz her şey, onları ya da sonradan kaybolmuş eserlerini bilen diğer düşünürlerin yazılarındaki göndermelere ve aktarmalara dayanmaktadır. Ancak Platon, eserleri bozulmadan günümüze dek gelmiş ilk Batılı filozoftur(Hatta Whitehead'e göre Platon'dan sonraki bütün Batı felsefesi onun eserlerine düşülmüş dipnotlardan başka bir şey değildir). Platon'un önemli eserlerinden bazıları:
-"Devlet", Platon'un bütün felsefesi hakkında genel bir görüş verir.
-"Şölen"de aşkla ilgili görüşleri yer alır.
-"Savunma", "Phaidon", "Kriton"da Sokrates tanıtılır.
Platon'a "İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan iki davranışı nedir?" diye sormuşlar. Platon tek tek sıralamış:"Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. Ne var ki büyüdükleri zaman da çocukluklarını özlerler. Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler ama sağlıklarını geri kazanmak için de para öderler. Yarınlarından endişe ederken bugünü unuturlar. Sonuçta ne bugünü, ne de yarını yaşarlar. Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar ancak hiç yaşamamış gibi ölürler."
"Peki sen ne öneriyorsun?" diye sorulduğunda ise Platon:"Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın! Yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır. Önemli olan; hayatta en çok şeye sahip olmak değil, en az şeye ihtiyaç duymaktır."
PLATON
PLATON İLE ARİSTOTELES
Platon'un öğrencisi Aristoteles, MÖ 384 ile MÖ 322 yılları arasında yaşamıştır. Aristoteles; soyut düşünceden önce, gözlemden ve deneyden başlayan bir felsefe yaklaşımının kurucusuydu. Aristoteles, hemen hemen bütün ciddi felsefe uzmanları tarafından bu alanın üç ya da dört büyük devinden biri olarak görülmektedir. "Metafizik"i, özellikle "Etik"i bugün dünyanın bütün üniversitelerinde okutulmaktadır. Aristoteles; bilimleri sınıflandırmış, mantığı formüle etmiştir.
Aristoteles'in; felsefe, mantık, politika, astronomi, fizik, biyoloji, zooloji gibi alanlarda pek çok eseri vardır. Aristoteles'in önemli eserlerinden bazıları: Nikomakos'a Etik, Politika, Poetika, Retorik, Tasarım Üzerine, Fizik, Metafizik, Ruh Üzerine...
Aristoteles'ten özlü sözlerle yazımı tamamlayacağım.
Aristoteles:"Bütün insanlar doğaları gereği bilmek ister."
Aristoteles:"İnsan düşünen bir hayvandır. İnsanları tanıdıkça hayvanlara saygı duyuyorum."
Aristoteles:"İyiliğe gücün yetmiyorsa hiç değilse kötülük etme."
ARİSTOTELES